Filial Terapi (FT) yönlendirici olmayan oyun terapisi ile ebeveyn eğitimini ve sistem yönelimli aile terapisini birleştiren bulgu temelli bir yaklaşımdır.  FT, önleyici ve girişimci bir yaklaşım olarak bağlanmayı, yakınlığı, ebeveyn – çocuk ve aile ilişkilerini geliştirmeyi hedefler.  Araştırmalar FT’nin ebeveynin kabulunü, öz değerini ve empati becerisini, ayrıca çocuğun davranış uyumunu ve öz değerini arttırdığını göstermektedir.

Yönlendirmesiz oyun FT nin önemli bir parçası olduğundan bu oyuna ilişkin beceriler FT’nin etkinliği açısından önemlidir.  Bunlar, Yansıtmalı Dinleme, Yapılandırma, Yönlendirici Olmayan Davranışlar ve Sınır Koyma becerileridir.

Oyun becerileri içinde yansıtmalı dinleme önemli bir yer tutar. Bu beceride bir kabul ve anlayış havası oluşturmak, duyguların ifadesini cesaretlendirmek ve güven ortamı yaratmak esastır.  Bunun için çocuğun duygularının belirlenmesi ve tanımlanması önemlidir.  Ayrıca oyun süresince zamanlama, yapılandırma ve sınırlandırma dışında belirleyici olmamak önemlidir. Öğretmek, önermek, sorgulamak, eleştirmek, yönetmek ve yönlendirmek tümüyle bu etkileşimin dışında bırakılmıştır.

Oyun becerilerinden bir diğeri olan yapılandırmada kurallar açıklanır. Oyunun süresi belirlenir; yasaklı eylemler açıklanır; süre bitimi bildirimi belirlenir ve çocuk serbest oyuna teşvik edilir.

Oyun becerilerinin üçüncüsü olan yönlendirici olmayan davranış çocuğun akışı belirlemesini gerektirir. Ebeveyn başlatıcı ya da belirleyici olmaz ya da soru sormaz.  Ebeveyn çocuğun davranışını yansıtır ve duygularını tanımlar. Rol canlandırma durumları çocuk tarafından belirlenir.

Oyun becerilerinin sonuncusu olan sınır koyma, çocuğu karar ve sorumluluk almaya teşvik eder.  Sınır koymak ayrıca büyüme deneyimi için sınırları belirler. Sınır koymakta tutarlılık güvenliği sağlar.  Konan sınırın çeşitleri çocuğun güvenliği, ebeveynin güvenliği, değerli eşyanın korunumu ve bireysel sınırların korunumuna yöneliktir.  Sınır koymanın 3 aşaması sırasıyla sınırı tanımlamayı, ardından sınır ihlal edildiğinde sonucun ne olacağını belirtmeyi son olarak da uygulamayı içerir.

Yönlendirmesiz oyun ile çocuk;

  • duygularını daha iyi anlar ve ifade eder;
  • kendini bütün olarak kabul eder;
  • daha güvende hisseder;
  • sorunları çözer;
  • ustalık kazanır;
  • eylemlerine yönelik sorumluluk alır;
  • uyumsuz davranışları daha uyumlu olanlarla değiştirir;
  • kişiler arası etkileşimde gelişir.

Yönlendirmesiz oyun ile ebeveyn;

  • çocuğunun gelişimine ilişkin bir anlayışa kavuşur;
  • daha gerçekçi beklentiler geliştirir;
  • çocuğunun duygularına ve deneyimine yönelik daha duyarlı olur;
  • çocuklar ve davranışlarına karşı daha kabul edici olur;
  • kendi anlayış ve kabulünü çocuklara daha nitelikli şekilde iletebilir;
  • beklentilerini ve ihtiyaçlarını daha etkili şekilde dile getirebilir;
  • ebeveynlik beceri ve işlevselliğini genel olarak iyileştirir.

Yönlendirmesiz oyun ile aile bireyleri birbirleri ile etkileşimde daha rahat ve güvende olurlar; aile bireyleri birbirlerine daha yakın ve açık olup güven ve saygı duydukları bir iletişim içinde olurlar.  Ayrıca, aile içi gerilim ve baskının azaldığı aile içi etkileşimin daha olumlu, işlevsel ve yapıcı olduğu bir ortam sağlanır.